Çırpınırdı Karadeniz diyen Ahmed Cavad

Ahmet Cavad (Əhməd Cavad)

        Azerbaycanın istiklal şairi Ahmet Cavad 1892. Yılın baharında 5 mayısda Gence gezasının (eyaletinin)Şemkir bölgesinin Seyfeli köyünde anadan olmuşdur.

    Azerbaycan edebiyatı, sanatı ve tarihine ismini altın harflerle yazan Ahmet Cavad Gence Ruhani Seminariyasında, daha sonra Azerbaycan Ali Pedagok institutunun Tarih və Filoloji fakültesinde eğitimini tamamlamış. Guba Halk Eğitim şöbesinde müdürlük yapmıştır Azərbaycan Devlet Agrar Üniversitesinde Azerbaycan və Rus dilleri kafedrasında öğretmen(doçent), kafedra müdürü, Azerbaycan Dövlet Neşriyatının tercüme şubesinde editör, “Azerbaycanfilm” studiyasında senedli filmler (belegesel) şöbesinin müdiri (1935-1936) olarak çalışmış olan söz ustası misraları halı gibi dokuyan söze esalet katan Türk oğlu Ahmet Cavad 1937. De bir çok Türk ve Müslüman aydını gibi oda Stalin katliamının kurbanlarından oldu. Bahar dünya göz açan şair sonbaharda ekim ayının 12. de kurşuna dizlidi.

Ahmed Cavad

Kitabları: Qoşma, Dalğa ve sonuncu kitabı olan İstiqlal uğrunda şiirler 1928 de İstanbulda çıkmışdır. Şairin bir çok eseri ölümünden 60 sene sonra kitap haline getirilmişdir.

         Ahmet Cavad Sanatçı edib ruhundan yanı sıra bir asger karekteri de vardı, yazmakla kalmazdı ve kalmadı da diğer Azerbaycan şairi Abdulla Şaikle beraber “Kafkas Gönüllüleri” birliğine katılarak Türkiyenin istiklali için Trakya da savaşmışdır.

         Sarıkamış faciasından çok etkilenmiş. O zaman “Azərbaycan Xeyriyyə Cəmiyyəti” (Azerbaycan Hayır Cemiyeti) Türkiyenin doğu bölgesine yardım gönderirken Şair Bakü Kars arasında rusların yaptığı engellere rağmen yardım için gidip gelmiş ve gördüğü manzara derinden etkilediğinden “Ne gördümse” şirini yazmış

 

Armağanım yaslı neğme,

Ahmed cavad

Bir kuş oldum, çıktım yola.
Getdim gördüm dost elinde
Ne bir ses var, ne bir layla.

Sordum garip minareden:
“Akşam olmuş, ezan hanı?
Baykuş konmuş minberlere,
Diyen hanı, duyan hanı?”

Vicdan mana emr eder ki:
“Bele günde bayram etme”.
Quran mene yol gösterir:
“Yoksulları meyus etme”.

Ahmet Cavad hiç bir zaman zalimlerden korkmadı yeri geldi savaş meydanında, yeri geldi kalemiyle savaşdı. İşde bunu anlatan misraları…

 

Men bir gülem, yük altında ezilmişem, gardaşım,

Sevinc bilmez bir mahkumam, ahu-zardır sirdaşım.

Damğa vurub, zencirleyib tullamışlar zindana,

Qarlı-buzlu cehennemler mesken olmuşdur bana.

Mene dinme, sus deyirsen, ne vakitacan susacam,

Böhranların, hicranların, mehbesinde qalacam?

Niye susum, danışmayım, insanlıqda payım var,

Menim ana Vetenimdir talan olan bu diyar.

Niye susum, danışmayım, Türk yurdudur bu torpaq,

Oğuzların, Elhanların veteninde kimdir, bak!

 

Bu dünyada azadlığı şan şöhretten üstün tut,

Alçaklığı, yaltaglığı rezilliyi sen unut!

Nece susum, danışmayım, men eyleyim ihanet?

Hanı sevgi, hanı Veten, de harda qaldı millet?

Men bir gülem, yerim altın, suyum gümüş, özüm aç,

Atam mehkum, anam sail, elim her şeye möhtaç.

Men Türk övladıyam, derin aklım, zekam var,

Ne vaktacan üstümüzde gezecekdir yağılar?

Ne kadar ki, hakimlik var, mehkumluk var, men varam.

Zülme karşı isyankaram ezilsem de susmaram!

 

Sonunda radyolarda marşa çevrilen Kara Deniz şiirinden bir dörtlünü size bırakıyorum.
Karadeniz şiiri
Ahmet Cavad

 

Dost elinden esen yeller
Mana şiir… selam söyler.
Olsun bizim bütün eller
Kurban Türkün bayrağına.

 

Esen kalın.

 

Ahmed Cavadın hayatından bahs eden kısa film

 

Ahmed Cavad SUSMARAM! Şiiri 

Muradov

Muradov

Blogger

Çırpınırdı Karadeniz diyen Ahmed Cavad” için bir yorum

  • Avatar
    24 Aralık 2017 tarihinde, saat 14:47
    Permalink

    İşte Türk İstiklal Şairi… Teşekkürler murdov.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın