Bakü

Size muhteşem bir diyardan – Azerbaycandan, onun tekrarsız doğasından, asırlık kültüründen, tarihinden, bu beldenin eski sakinlerinden – onun hayatından, çeşitli kültürlere ve medeniyetlere ait unsurlar ahenkli şekilde birleştiren adet ve geleneklerinden sohbet açmak istiyoruz.

Azerbaycan coğrafi addır. Bu isim bir yandan bu bölgede milattan çok önce yaşayan nüfusun çoğunluğunun atəşpərəst olması ile ilgilidir. Yani bu bölgede yaşayan nüfus odu allah sayıyorlardı, oda tapıyorlardı. “Azer” – ateş, ateş demektir. Öbür taraftan, Azerbaycan’da eski zamanlarda Türk soylu “Azer” sözündendir. “Azer” – “az” ve “er” terkibinden ibarettir. Türk dillerinde “az” ın iyi niyet, başarılı kader gibi anlamları var. “Azer” – yani “er kişi”, “er oğlu”, “ateş koruyan” demektir. Demek ki “Azerbaycan” bu bölgede yaşayan eski Türk dilli kabilenin adına oluşmuştur.

Azerbaycan dünyanın en eski insan sitelerinden biridir. İnsanlık tüm gelişme dönemlerinde bu topraklarda kendi tarihini yaşamıştır. İnsanlığın ilk çağlarında Azerbaycan’da insan meskenleri olmuştur. Bugünkü insanlık kültürünün oluşması, kalkınması ve dialektikasında Azerbaycan’ın kendi yerini, kendi payı vardır
Zaman uzun geçmişlerin bir çok arkeolojik ve mimari eserleri bizim için koruyup saklamıştır. Eski taş kitabeler, yazılar, yüzyılların derinliklerinden yadigar kalmış halı desenleri, onları okumayı BACARANLARA, başlıcası ise okumak isteyenlere çok şey konuşabilir. Azerbaycan’ı tanımak, onun hakkında gerçeği bilmek için bu toprağa, onun adamlarına dost gözüyle bakmak gerekir.

Azerbaycan eski kültür ülkesidir. Buraya göç gelmiş oğuz boyları o bölgede yüzyıllardır kuruldu stabilize, derin köklere sahip kültürle karşılaşarak, kendi növbelerinde bu kültürü ümumtürk kültürel gelenekleri ile zenginleştiren. Halkımızın yetenek ve yaratıcılık kudreti “Kitab-ı Dede Korkut”, “Oğuzname”, “Köroğlu” ve birçok başka epik abidələrdə tecessüm etmiştir.

Bu bereketli, cömert ve iyi toprak birçok düşünürlerin, filozofların, bilim adamlarının, şairlerin, mimarların, müzisyenlerin, ressamların beşiği olmuştur. Rivayete göre, Zerdüşt bu toprakta dünyaya göz açmıştır. Azerbaycan toprağı insanlığa Nizami Gencevi, Hakani Şirvani, Behmenyar, Nesimi, Fuzuli, Nasirüddin Tusi, Şah İsmail Hatayi, Molla Penah Vaqif, A.Bakıxanov, MFAxundov, MESabir, C.Memmedquluzade, Hüseyin Cavid, C.Cabbarlı, Samet vurgun, Aliağa Vahid, Resul Rıza gibi dahiler bahşetmiştir.

Doğma belden köpüren doğası Settar Bəhlulzadə, Tahir Salahov, Toğrul Nerimanbeyov, Mikayıl Abdullayev ve diğer yetenekli fırça ustalarının boyama levhalarında yer bulmuştur.

Halk müziğimiz, muğamlarımız Üzeyir Hacıbeyli, Müslüm Gürses, Gara Garayev, Fikret Amirov, Niyazi, Arif Melikov gibi önemli bestecileri bugün tüm dünyada seslendirilen eserler bestelemeye ilham Bülbül, Reşit Behbudov gibi

Muradov

Muradov

Blogger

Bir Cevap Yazın